Preimplantasyon Genetik Tarama (PGS) – http://www.mehtappolat.com
WhatsApp (0530) 011 41 33

Preimplantasyon Genetik Tarama (PGS)

ANNE OLMAYI ERTELEMİŞ OLAN KADINLARA MÜJDE: Preimplantasyon Genetik Tarama-PGS

Çocuk sahibi olma hayalini ileri yaşlara ertelemek zorunda kalmış olan kadınlara yeni umut: PGS

Eğitim ya da kariyer planları nedeniyle evlilik ya da çocuk sahibi olmayı ertelemek zorunda kalmış olan kadınlar için, preimplantasyon genetik tarama yani PGS yöntemi bir umut olmaktadır.

Neden Kadın Yaşı İlerledikçe Gebe Kalmak Güçleşmekte ve Anomalili Bebek Sahibi Olma Riski Artmaktadır?

Tüp bebek teknolojisi günümüzde hızla ilerliyor. Bu ilerlemeler sayesinde gebe kalma oranları da yükseliyor ancak önemli olan sadece gebe kalabilmek değil, çiftlerin evlerine sağlıklı bebekler ile dönebilmesi. Bu birçok faktöre bağlı iken belki de en önemlisi sağlıklı embriyo ile başlangıcı yapabilmek.

Kadın yaşı ilerledikçe, gebe kalmak için geçen süre daha da uzamakta ve oluşan gebeliğin düşükle sonuçlanma riski artmaktadır. Bu durumun en önemli nedeni, yaş ilerledikçe, üretilen yumurtalarda kromozomal eksiklik ya da fazlalık gibi anormalliklerin görülme sıklığının artmasıdır. Bu da hem gebe kalmayı güçleştirmekte, hem de oluşan gebelikte kayıp riskinin artmasına ya da anomalili bebek sahibi olma riskinin artmasına yol açmaktadır. 26-29 yaş aralığındaki bayanlarda, oluşan embriyolarda kromozomal sorun görülme ihtimali %20-25’ler düzeyinde iken, bu oran 44-45 yaş aralığında %80-90’lara kadar çıkmaktadır.

PGS yöntemi sayesinde, tüp bebek yapılarak elde edilen blastokist aşamasındaki embriyolara, bebeğin eşini oluşturacak olan kısımdan (trofooektoderm) biyopsi yapılarak, embriyolar dondurulup saklanmakta ve alınan hücre örnekleri genetik laboratuvara gönderilerek, yapı taşlarımız olan tüm kromozomlar açısından (22 çift somatik ve ilaveten cinsiyet kromozomları) taranması sağlanmaktadır. PGS sonucuna göre, kromozomal olarak normal olarak değerlendirilen embriyo bulunur ise, donma çözme uygulaması yapılarak sağlıklı olan embriyonun transferi planlanmaktadır.

Şunu çok net bilmekteyiz ki, laboratuvarda, çok kaliteli olarak değerlendirilen embriyolar dahi, kromozomal olarak sorunlu olarak saptanabilmektedir. Yani, embriyonun şekilsel olarak çok güzel olması, kromozomal olarak sağlıklı olduğunun bir göstergesi değildir.

Sağlıklı tek bir embriyo transferi ile de, artık bayan yaşı önemini kaybetmekte ve %60-65 oranında gebelik şansı elde edilebilmektedir. Aynı zamanda, yaş ilerledikçe artan düşük riski de çoğunlukla düşük riski kromozomal anomalilere bağlı olarak arttığı için, PGS yöntemi ile elde edilen gebeliklerde azalmaktadır. 38 yaş ötesinde elde edilen gebeliklerde kayıp riski %40 civarında iken, 43-44 yaş grubunda bu oran %60-70’lere kadar çıkmaktadır. Ancak PGS yöntemi ile elde edilen gebeliklerde, düşük riski, tüm yaş gruplarında %10-15’lere kadar düşmektedir.

Sonuçta 42-45 yaş aralığında dahi canlı doğum oranları %50’ler civarında olmaktadır.

Eskiden yapılan, 3. gün embriyo biyopsisine göre 5. gün yani blastokist biyopsisi yapılmasının avantajları;

Yani PGS Yöntemi ile,

Bu nedenle, kadın yaşı 36 yaş ve daha ileri olan hastalarımızda, tüp bebek tedavisine ilaveten PGS yöntemi yapılmasını tavsiye ediyoruz. Ancak daha önce de bahsettiğim gibi, genç yaş grubunda yani 26-29 yaş aralığında dahi, kromozomal anormallik olma ihtimali %20-25’ler civarında olduğu için, tüp bebek yapılacak her yaş grubundaki çiftlerde PGS yöntemi uygulanabilmektedir.

PGS yöntemi ayrıca tekrarlayan gebelik kaybı ya da tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerde de uygulanabilmektedir.

Google+